HAYATA DAİR - refref'in blogu - Blogcu



« Önceki |

18/8/2009

SELAMLARIN EN GÜZELİ...


Selam, sevgi ve duanın en güzeline, en halisine, en samimisine layık olan zat için yazılan bu satırlar; O'nu anlamanın, O'nu görmenin ve O'na ümmet olmanın aşkıyla yanan gönüllerden bir ürperti, gözlerden bir yaş, dillerden bir ah, kalblerden bir hu olsun diye ruh mürekkebiyle ıslanmış beden kalemi tarafından O'nun nurunun timsali katresi olan bu beyaz kağıda işlenmiştir.

Seni anlamakta aciz kalan akıllar,
Seni tarif etmekte aciz kalan diller,
Seni görmeye layık olmayan gözler,
Senin aşkınla yanmayan kalpler
ve Senin nurundan mahrum kalan ruhlar, yine Senden medet ister, yine Seni görmek aşkınla yanmak ister ya Rasul!

Senin için neler yazılmadı, neler söylenmedi ki...
Uğruna kimler canlar vermedi, kimler bedenler bağışlamadı ki...
Aşkınla kimler göz pınarlarını kurutmadı ki...
Seni görmek için nelere katlanılmadi ki...
Sana ümmet olmak için nelerden vazgeçilmedi ki...
Ama hepsi de az geldi ya Rasul! Kimse Seni layıkıyla anlatamadı. Ve en son Rabbimiz yetişti imdadımıza. Ve O, Seni en güzel bir şekilde tanıyan ve tanıtan O anlattı Seni bize. O en güzel kitapta tarif etti Seni bize...

Rasul dedi sana...
Habibim dedi sana...
Sen olmasaydın alemleri yaratmazdım dedi...
Beni seven Sana tabi olsun dedi...
Kullarıma rehber ol, onlara önder ol dedi...

Ve Sen güzelliklerin hepsiyle donanmış olarak, faziletlerin hepsiyle faziletlenmiş olarak, kulluğun en güzelini yaparak, ihlasın en mükemmeline nail olarak ve O'nu yani Rabbimizi en iyi tanıyan ve tanıtan olarak ve O'nu en çok seven ve O'nun tarafından en çok sevilen olarak ve O'nu en iyi anlayan ve anlatan olarak bize geldin, bizi şereflendirdin
ya RASUL!

Aşığız Sana ya Rasul, Seni yaratana olan aşkımızdan dolayı...
Emrindeyiz ya Rasul, Seni yaratanın emrinde olduğumuzdan dolayı...

muhtacız nuruna
muhtacız dualarına
muhtacız sevgine ve şefkatine
muhtacız şefaatine...

Ne olur mahrum etme bizi şefaatinden ve dualarından...

Ey Rabbimiz!
bizi o en güzel, o en şerefli, o en mükemmel insana ümmet olarak ölmeyi ve rızana ermeyi ve cemalini görmeyi nasip et....

Duaya muhtaç, biçare, günahkar her daim Allah'a kul olmaya çalışan ümmetinin en günahkarlarından olan bu kişinin mektubunu kabul et
ya Rasul...

Rabbe sonsuz hamd ve sena
Sana sonsuz salat ve selam...!

ALİNTI...

6/6/2009

SABIR ÜZERİNE BİR YAZI...


hayatta hiç birsey yolunda gitmiyor diyenlere
...

Çin Bambu agacının yetismesi, olumlu ısrar icin guzel bir örnektir.

Çinliler
bu agacı söyle yetistirir: Önce agacın tohumu ekilir,sulanır ve

gübrelenir. Birinci yıl tohumda herhangi bir degisiklik olmaz. Tohum

yeniden sulanıp gübrelenir. Bambu agacı ikinci yılda da topragın dısına

filiz vermez. Üçüncü ve dördüncü yıllarda her yıl yapılan islem tekrar

edilerek bambu tohumu sulanır ve gübrelenir. Fakat inatcı tohum bu yılda

da filiz vermez. Cinliler büyük bir sabırla besinci yilda da bambuya su

ve gübre vermeye devam ederler.

Ve nihayet besinci yılın sonlarına dogru bambu yeşermeye
baslar ve altı

hafta gibi kısa bir sürede yaklasik 27 metre boyuna ulasır. Akla gelen

ilk soru şudur : Çin bambu agacı 27 metre boyuna altı hafta da mı Yoksa

bes yılda mı ulasmıstır? Bu sorunun cevabi tabii ki bes yıldır.

Büyük bir sabırla ve israrla tohum bes yıl süresince sulanıp

gübrelenmeseydi agacın büyümesinden hatta var olmasindan söz edebilir

miydik?... Bir basarının şartları her zaman çok basittir.



Bir süre için alışın,


Bir süre tahammül edin.

Her zaman inanın

Ve hicbir zaman geri dönmeyin

7/3/2009

GEL EY SULTANIM.(KUTLU DOĞUM MUBAREK OLSUN)



Ey sevgili, hasret kabuğum çatlamak üzere.
Damarlarımdaki kan, vuslat için hücuma geçti.
Yüreğimdeki sönmek bilmeyen ateş kıvılcımlar saçmaya başladı. Sensizliğin ufkunda kayboluyorum.
 Nereden estiği bilinmeyen bir fırtınaya yelken açtım gidiyorum.
Öyle bir gidiş ki, geri dönmek imkansız





belkıs yaman..

6/2/2009

MİMLENDİM..

SEVGİLİ ARKADAŞIM SÜKUT'U LEYL TARAFINDAN
mimlenenler silsilesinin kaçıncı halkası oldugumu dahi bilmeden mimlendim..
çok yakınımda olan kitap diyanet meali olan bir kuran-ı kerim..
161 sahifenin beşinci cümle denmiş ama ben beşinci ayetini yazdım..

Şuayb’ı yalanlayanlar sanki orada hiç yaşamamışlardı. Şuayb’ı yalanlayanlar var ya, asıl ziyana uğrayanlar onlar oldu

bende iki arkadaşımı mimliyorum
neyime
almina5555

İşte Göreviniz :)


1.Yakınınızda bulunan bir kitabı alın.
2. 161.sayfasını açın.
3.  Beşinci cümlesini bulun.
4. Blog sayfanıza yazın.
5. En güzel kitabı veya en güzel cümleyi bulup yazmayın! Sadece en yakınınızdaki kitabı!
6. Beş blog arkadaşınıza yollayın.

Kolay Gelsin Arkadaşlar .

19/1/2009

gel..


Bir yeni varoluşun tan yeri ağarırken,
 temcid verir gibi hep haykırıp ve inliyoruz:
 Gel ey varoluşumuzun mâyesi, ümitlerimizin rûhu!
Gel ey birkaç asırdan beri nesillerin beklediği feleğin karnındaki mübarek yolcu!
 Gel ey millet ve tarih şuuru!
Gölgen başımıza düştüğü günden bu yana, bu dünyada, hem şevkle gerilip coşanlar hem de salacağın tufandan uykusu kaçanlar var.
 Henüz ışığının tam zuhur etmediği şu günlerde,
gölgenle yanıp kül olanları gördükçe,
yolunu gözleyen gariplerin sana olan iştiyakları daha da artmakta ve buğu buğu gönül gözlerini saran visâl arzusuyla yürekleri bir başka atmaktadır.

 Gel, visale koşan gönüllerimizi şâd eyle!
Gel, arslanların yüreklerine korku salan o müthiş naralarınla haykır!
Haykır ki, vatansız ve mazisiz ruhlar kahrolup gitsin;
 her tarafa zehir çalıp geçen yılanlar, akrepler deliklerine girip saklansın ve asırlardan beri kötü duygu ve kötü tutkuların meşcereliği haline getirilmek istenen şu mübarek topraklar, sadece, ilmin, inancın, ahlâk ve fazîletin fideliği olsun.

16/1/2009

GEL...



Putlar kırılmış, buzlar erimiş, sular vadiyi bulmuştu.
 Gözden gönüle billur bir ırmak süzülüyordu.
Ayna, şeffaf pencere, ardından nurlu bir tebessüm.
Esen meltemlerin dilinde ılık fısıltılar…
“Gel. Nedametine tutun, aczine sarıl gel.
Aklım da peşinden sürükle gel. Günahlarından titre gel...”


“Bilmek istersen seni,
Can içre ara canı.
Geç canından bul anı,
Sen seni bil sen seni.”




alıntı....

13/1/2009

GEL..



Gel Ey!..
M. GARİB


Gel ey güzel endam, gel ey güzel kâmet!..
Haşmetinle gel ki yaklaştı kıyamet;
Nice kıyamlar gördü şu köhne dünya
Sen hakikat için bir başka kıyâm et!..

Sen vücûd-u rahmetsin, şahs-ı vakûrsun
Kalbimizi kalbin yeni vakte kursun.
Dağılmış ruhları toplasın yeniden
Kubbelerde sesin, minberlerde sûrsun.

Görün sûretinle şöyle heybetle dur
Desin ki âşinalar işte bu O’dur!..

10/1/2009

GEL..



Gel!
Bombaların gölgesinde minareler suskun.
Seccadelere kapanmış yığınla ceset.
Gel de değişsin bu çirkin resim!
Zulmün saltanatı yıkılsın.
Cemre düşsün toprağına
Ölümden buz kesilmiş şehirlerin.
Vicdanlar dirilsin, tahta çıksın adalet.
Saniyeler durmadan,
Bebekler yok olmadan gel!

10/1/2009

MASUM ÇOCUK



Ben koklanır bir gül iken, bakın neler ettiler.
Beni dalımdan koparıp bataklığa diktiler.

Bataklık ki içine düşene aman tanımaz,
Tutup buraya dikenler niçin bana acımaz.




Söyle bana masum çocuk, taşınır mı hiç bu yük?
Sitemini anlıyorum, zira suçumuz büyük.

Bize kızmakta haklısın büyüktür bunda hissen.
Senin için çekilen ızdırapları bir bilsen.

Seni şuursuzca yakanlar herşeyden habersiz,
Bizler eli kolu bağlı acz içinde çaresiz.

“Rahman’dan ümit kesilmez” diyorsa söz sahibi.
Doğacak yeni bir güneş va‘dedildiği gibi

9/1/2009



                                                 Gazze'nin cennet çocukları,
                                                 kararan vicdanları sarstınız.
                                              Dünyaya dalan Müslümanlara,
                                           mümin olma şuurunu hatırlattınız.
                        Dağınık saçlarınız ve yaşıyormuş gibi bakan gözleriniz,
                                             on günde ne çok şey anlattı bize...
                                   Eminim, ahınız, kalmaz düştüğünüz yerde...


                                                                                                                                          H.gülerce

>


MusicPlaylist
Music Playlist at MixPod.com